Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/6740 E. 2012/3243 K. 20.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6740
KARAR NO : 2012/3243
KARAR TARİHİ : 20.03.2012

Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.04.2008 gün ve 2007/1460 Esas, 2008/479 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafi ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
01.08.1991 doğumlu sanık …’nun 18 yaşını bitirmemiş olmasına rağmen CMK.nın 185. madde hükmüne aykırı olarak yargılamanın kapalı yerine açık yapılması ve hükmün de açık tefhimi telafisi mümkün bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin ruh sağlığına ilişkin olarak … Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.09.2007 tarihli raporda “akut stres reaksiyonu” belirtileri sergilediğinin belirtilmiş olmasına rağmen, Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen, mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığına ilişkin raporun çocuk psikiyatrisi uzmanı tarafından verilmemiş olması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde, bir çocuk psikiyatrisinin zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra, hüküm kurulması gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığının belirtilmesi karşısında diğer
koşullar değerlendirilerek 5271 sayılı CMK.nın 231/6. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.