YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6860
KARAR NO : 2012/12781
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
KARAR
Çocuğun basit cinsel istismarı ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.09.2007 gün ve 2006/466 Esas, 2007/454 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Yaşı küçük mağdurun dinlenmesi sırasında uzman bilirkişi sıfatıyla psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmayarak 5271 sayılı CMK.nın 236/3. maddesine aykırı davranılmış ise de, aynı maddenin 2. fıkrasında her dinlemede mağdurenin psikolojisinin daha da bozulacağı, zorunluluk arzeden haller hariç mağdur çocukların bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebileceğinden ve sanığın üzerine atılı suçu işlediği diğer delillerle de sübuta erdiğinden, bu hususta tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Mahkemece sanık hakkında TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet …, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca -2-
TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölüm hükümden çıkartılarak yerine “sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkrası ile 3. fıkraları 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükme ilişkin temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine,
Ancak,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…