Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/696 E. 2011/2601 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/696
KARAR NO : 2011/2601
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

Irz ve namusa tasaddide bulunma ve kaçırma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2005 gün ve 2005/380 Esas, 2005/507 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafindan istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle, 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, hükmün verildiği 23.12.2005 tarihiyle inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında kaçırma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası olduğu halde 765 sayılı TCK.nun 81/1. maddesinin uygulanmaması ve şartları oluştuğu halde teselsül nedeniyle aynı Kanunun 80. maddesi ile artırım yapılmaması karşı temyiz olmadığından, lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğine uyulmaması ise; temel cezanın alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerin en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi, 5237 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Bozma kararı üzerine Cumhuriyet Savcısına bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan CMUK.nun 326. maddesine muhalefet edilmesi,
Sanık hakkında 765 sayılı TCK. lehe kabul edilerek temel ceza belirlendiği halde, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak 5237 sayılı TCK.nun 53 ve 63. maddeleri uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.