Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/7255 E. 2013/410 K. 23.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7255
KARAR NO : 2013/410
KARAR TARİHİ : 23.01.2013

Irza geçmeye teşebbüs suçundan sanıklar …, …, … ve …’ın; reşit olmayan mağduru zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar … (2 kez) ve …’ın bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar …, … ve …’nin çocuğun basit cinsel istismarı suçundan, sanıklar … ve …’in atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.01.2009 gün ve 2008/185 Esas, 2009/5 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında reşit olmayan mağduru zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında reşit olmayan mağduru zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık …’in Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla alınan nüfus kayıt örneğinden, hükümden sonra 03.08.2011 tarihinde öldüğü anlaşılmakla 5237 sayılı TCK.nın 64/1. maddesi uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususta yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK.nın 64 ve CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
Sanıklar …, … ve … haklarında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Oluşa uygun kabule göre, suç tarihi itibariyle sanıkların eylemlerine uyan
ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 416/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 12.04.2001’den karar tarihine kadar bu sürenin geçtiği anlaşıldığından davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yazılı şekilde sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.