Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/7733 E. 2012/13701 K. 26.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7733
KARAR NO : 2012/13701
KARAR TARİHİ : 26.12.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûmiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.10.2008 gün ve 2008/47 Esas, 2008/331 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin 24.12.2007 tarihinde meydana gelen olayın akabinde kollukta alınan samimi anlatımlarında, sanıkla rızaen cinsel ilişkiye girdiklerini ancak 24.12.2007 tarihinde sanığın zorla evine götürerek ırzına geçtiğini beyan ettiği, dosyada bulunan 18.12.2007 tarihli msn görüşmelerinde mağdurenin sanıkla bundan sonra cinsel ilişkiye girmek istemediğine ilişkin yazışmalarının bulunduğu, 24.12.2007 tarihinde mağdurenin, otobüs durağında arabayla kendisini beklediğini gördüğü sanığın aracına rızasıyla bindiği, sanığın gezmeyi teklif etmesine rağmen mağdurenin kabul etmeyerek okula gitmek istediği ancak sanığın mağdureyi okula götürmeyip kendi evi yakınına götürdüğü ve mağdurenin rızası hilafına ve zorla onu kendi evine sokup zorla nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, mağdurenin olaydan sonra okula giderek öğretmeni tanık …’yle görüşerek sanığın kendisini zorla alıkoyduğunu söylediği ve tanığın da durumu mağdurenin ailesine bildirdiği, ailesinin de kolluğa başvurması üzerine soruşturma başlatıldığı, mağdurenin 24.12.2007 tarihinde alınan darp cebir raporundaki bulguların mağdurenin iddialarını desteklediği, duruşmadaki anlatımında ise sanığın fazla ceza almasını temin maksadıyla iddiasını genişleterek tüm ilişkilerin zora dayalı olduğunu beyan etmiş olabileceği, mağdurenin soruşturma aşamasındaki anlatımları, sanığın tevil yollu ikrarı, doktor raporu, tanık …’nin beyanları, sanığın bilgisayarında tespit edilen video ve fotograflara ilişkin alınan bilirkişi raporları, msn görüşme kayıtları ve tüm dosya kapsamından, sanığın 24.12.2007 tarihinden iki ay öncesinden başlayarak, nüfus kaydına göre 16 yaşı içerisinde bulunan mağdure ile rızasıyla ilişkiye girerek üzerine atılı zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işlediği ve 24.12.2007 tarihinde de mağdurenin rızası hilafına cebir kullanarak mağdureyi evine götürüp, nitelikli cinsel istismarda bulunarak üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işlediği anlaşıldığı halde, yazılı şekilde rızaen cinsel ilişki eylemleriyle zorla nitelikli cinsel istismar eylemi zincirleme suç kabul edilerek yazılı şekilde TCK.nın 104 ve 43. maddeleriyle cezalandırılmasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.12.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanığın cinsel ilişki eylemlerini, mağdurenin rızasıyla gerçekleştirdiği, mağdurenin savcılıktaki ifadesinde eylemlerin önce rızasıyla gerçekleştiğini söyleyip, sonrakilerin zorla olduğunu belirtmesine bunlarda cinsel nitelik bulunmamasına bunlarda cinsel nitelik bulunmamasına ve tehditle işlendiği söylemesine rağmen bilgisayarda elde eldilen görüntülerden mağdurenin eylemlere rızasının olduğunun anlaşılması karşısında, hükümlerin hukuken yerinde olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma nitelikli görüşlerine katılamıyorum.