Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/8062 E. 2013/907 K. 31.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8062
KARAR NO : 2013/907
KARAR TARİHİ : 31.01.2013

Mağdur …’a yönelik zincirleme olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı, mağdur …’a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı, mağdurlar … ve …’e yönelik çocuğun basit cinsel istismarı (2 kez) ve her mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (4 kez) suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; mağdur …’e yönelik çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine, diğer mağdurlara yönelik atılı suçlardan beraatine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.05.2008 gün ve 2007/347 Esas, 2008/148 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurların vekilleri hazır olduğu halde kollukta ifade verdiklerinin anlaşılması karşısında, kendilerine baskı yapıldığı yönündeki beyanlarının soyut iddiadan ibaret olup, bu hususta başka bir delilde bulunmaması karşısında, bu hususta zabıt mümzilerinin dinlenmesi yönündeki tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında mağdur …’e yönelik çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve kabule göre, sanığın mağdur …’e yönelik çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini cebirle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında basit cinsel istismar suçundan TCK.nın 103/4. maddesinden arttırım yapılmaması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun ise TCK.nın 109/2. maddesinde belirtilen nitelikli halini oluşturduğu gözetilmeden, temel cezanın TCK.nın 109/1. maddesi ile belirlenip devam eden uygulamalar buna göre yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,Sanık hakkında, mağdur …’a yönelik zincirleme olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı, mağdur …’a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı, mağdur …’a yönelik çocuğun basit cinsel istismarı ile bu mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (3 kez) suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Suç isnadı için geçerli bir neden bulunmayan yaşı küçük mağdurların, samimi görülen ve birbirlerini doğrular şekilde vekil huzurunda olayın sıcağı sıcağına alınan kolluk ifadeleri, bunu doğrulayan tanıklar …, Dursun, … ve …’in beyanları, tanık …’in anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, aralarında hizmet ilişkisi bulunan mağdur …’a yönelik, aynı suç işleme kararı ile değişik zamanlarda, zorla vücuda organ sokma ve sürtme şeklinde zincirleme olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK.nın 103/2, 103/3, 103/4, 43 ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK.nın 109/2,109/3-f, 109/5, 43. maddelerinden, aralarında hizmet ilişkisi bulunan mağdur …’a yönelik hileyle eve gönderip kapıyı kapatarak alıkoyma ve cebir kullanarak livata yoluyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK.nın 103/2, 103/3, 103/4 ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK.nın 109/2,109/3-f, 109/5. maddelerinden, sanığın mağdur …’a içki içme bahanesiyle hile ile eve götürüp korkutarak ve tehdit ederek çocuğun basit cinsel istismarı suçundan TCK.nın 103/1, 103/4 ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, TCK.nın 109/2,109/3-f, 109/5. maddelerinden ayrı ayrı mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde atılı suçlardan beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.