YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/859
KARAR NO : 2011/5515
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
Sarkıntılık ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; sarkıntılık iddiasına konu eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2005 gün ve 2005/152 Esas, 2005/375 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği lehe olarak cinsel saldırı suçu kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nun 416/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle, aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, karar tarihi olan 27.12.2005 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin sair temyiz itirazının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Kanunun 9/3, CMK.nun 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği nazara alınıp her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.