YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9097
KARAR NO : 2013/4228
KARAR TARİHİ : 10.04.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüsten sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Lapseki Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.04.2008 gün ve 2007/192 Esas, 2008/71 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre, sanığın, mağdurenin kolundan tutarak cebir kullanmak suretiyle araca doğru götürmeye çalışması, Lapseki Merkez Sağlık Ocağının 06.09.2007 tarihli raporuna göre mağdurenin sol kol ön yüzünde ve sol bileğinde hafif ekimoz oluşmasına ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olması, mağdurenin direğe tutunması ve olay yerinde bulunan tanık Süleyman’ın müdahalesi nedeniyle eylemini tamamlayamaması şeklinde gerçekleşen olayda eylemin cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna teşebbüs kapsamında kaldığı gözetilmeden, TCK.nın 109/2. maddesi yerine 109/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı kalmak suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.