Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/9348 E. 2013/2644 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9348
KARAR NO : 2013/2644
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından mahkûmiyetine dair Batman Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2008 gün ve 2008/177 Esas, 2008/331 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suçun oluşumuna ve niteliğine etkisi bakımından mağdurenin gerçek yaşı önem arz edip sanık müdafiin sanığın mağdureyi 18 yaşından büyük olarak bildiğini beyan edip mağdurenin yaşına açıkça itiraz ettiği anlaşıldığı halde, mağdurenin ilgili merciinden doğum tutunağının onaylı sureti getirtilip, resmi bir kurumda doğmadığının saptanması halinde, mağdurenin yaşını belirlemeye yönelik kemik grafileri çektirilerek, tam teşeküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu bir sağlık kurulundan rapor alınması duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorulup, mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşı bilimsel biçimde belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Kasten işlenen TCK.nın 109. maddesindeki suçun ihmali nitelikte olan 234/3. maddesini oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan hüküm tesisi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda müştekinin dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında müştekinin zararının giderilmemesi ve şikâyetin devam etmesi gibi yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri borakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.