YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11474
KARAR NO : 2012/11769
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.03.2012 gün ve 2010/194 Esas, 2012/84 Karar sayılı sanık … hakkında cinsel istismar suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş ve sanık … müdafiince duruşmalı inceleme yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 14.11.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık … müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … (…) huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 28.11.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 09.10.2012 gün ve 2012/1-405 Esas, 2012/1802 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi hükmün konusu iddianamede gösterilen sevk maddesi değil eylemdir, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması diğer bir ifadeyle davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Buna karşılık iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin nitelendirmeyi mahkeme yaparken iddianamedeki vasıflandırma ile bağlı değildir, iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiç bir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması yeterlidir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında sanık … ile ilgili olarak Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.05.2010 gün ve 2010/7190 Esas 2010/313 sayılı iddianamede olay tarihinde sanık …’ın hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle ayrıca soruşturma yürütülen …’la birlikte düşünce ve eylem birliği içerisinde hareket edip mağdurenin okuduğu liseye geldikten sonra korkutarak direncini kırdıkları mağdureyi yanlarına alarak anılan eylemleri gerçekleştirdikleri boş eve getirdikleri hususunun açıklandığı ve mahkemece adı geçen sanığa ek savunma … verilmek suretiyle ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayin edilmesinde kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık … müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmalarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
22.11.2012 tarihinde verilen işbu karar 28.11.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafi Av. … …’nun yüzüne karşı tefhim olundu.