Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/11830 E. 2012/10858 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11830
KARAR NO : 2012/10858
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

Reşit olmayan mağdureyi rızası ile alıkoyma ve tehdit suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; atılı suçlardan beraatine dair Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.10.2006 gün ve 2005/36 Esas, 2006/605 Karar sayılı hükümlerin mağdure vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 28.12.2011 gün ve 2011/3092 Esas, 2011/6096 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2012 gün ve 2007/19518 sayılı itiraznamesi ile itiraz etmesi üzerine, dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 10.07.2012 gün ve 2012/345 Esas, 2012/981 Karar sayılı gönderme kararı ile 05.07.2012 gün ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralar ve aynı Kanunun 101. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 5. madde gereğince itiraz konusunda bir karar verilmek üzere dava evrakı Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 28.12.2011 gün ve 2011/3092, 2011/6096 sayılı bozma kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Şikâyetçi olan mağdur ve vekiline CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemedikleri sorulmamış ise de; CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin şikâyetçi olduğu, mağdure vekilinin de sanığın cezalandırılmasını isteyip, mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’un katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan suçlara ilişkin 765 sayılı TCK.nın 191/1 ve 430/2. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi oldukları, sanığın sorgusunun yapıldığı 06.06.2006 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.