YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12480
KARAR NO : 2012/9909
KARAR TARİHİ : 12.10.2012
Fuhuş için başkasına kadın tedarik etmek suçundan sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 436/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 216 TL. Adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2006 gün ve 2006/72 Esas, 2006/138 sayılı Kararının infazını müteakip, hükümlünün talebi üzerine arşiv kaydının silinmesine ilişkin Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2011 gün ve 2011/505 D. İş sayılı kararına karşı;
5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında “birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasa’nın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasa’nın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMUK.nın 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25.07.2012 gün ve 2012/12329/44069 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdi kılınmakla gereği düşünüldü:
11.04.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde değişiklik yapılarak, adli sicil arşiv kayıtlarının silinme koşulları yeniden düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk
kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olup, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuata göre mahkemesince istem üzerine tekrar değerlendirme yapılabilecektir.
Ancak hüküm tarihindeki düzenlemeye göre, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2011 gün ve 2011/505 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.