Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/12975 E. 2012/13231 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12975
KARAR NO : 2012/13231
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (2 kez) suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.04.2012 gün ve 2011/210 Esas, 2012/79 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2012 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 05.12.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Celal Albay hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalında tek hekim tarafından düzenlenen 03.11.2011 tarihli, sanıkta TCK.nın 32. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek akıl hastalığı tespit edilemediği ve savunmacı tutum sergilemesi nedeniyle pedofili rahatsızlığı olup olmadığı konusunda kanaate varılamadığının belirten raporu ile, aynı üniversitenin psikiyatri anabilim dalınca düzenlenen 31.10.2011 tarihli, sanığın düşünce içeriği ve algılamasında patoloji tespit edilemediği, pedofili rahatsızlığı olup olmadığının söylenemeyeceği, bunu rahatlıkla saklayabileceğinin ifade edildiğine dair raporlar tam bir kanaat verici nitelikte görülmeyerek, sanığın suç tarihinde işlediği fiillerin anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamamasına ve fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmasına etkili akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.