Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/13409 E. 2013/1234 K. 13.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13409
KARAR NO : 2013/1234
KARAR TARİHİ : 13.02.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.07.2012 gün ve 2011/214 Esas, 2011/182 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 06.02.2013 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 20.02.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
… Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin 29.05.2012 tarihli raporundan mağdurenin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği ve mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın olay sebebiyle olup olmadığı açıkça anlaşılamadığından bu husustaki tereddütün giderilmesi için Adli Tıp ilgili ihtisas kurulundan mağdurede akıl hastalığı bulunup bulunmadığı, eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği ve olay sebebiyle mağdurenin beden veya ruh sağlığında bozulma olup olmadığı hususlarında rapor alınması gerektiği düşünülmeden, eksik araştırmayla hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Temel cezanın 5237 sayılı TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca doğrudan belirlenmesi gerekirken 103/1. maddesi uyarınca belirlenip daha sonra 103/2. maddesinin uygulanması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere sanığın zincirleme biçiminde gerçekleşen eylemlerinin 103/6. maddeden önceki eylemler olması nedeniyle 43. maddesi uyarınca yapılacak artırmanın 103/2. maddesi ile belirlenen ceza üzerinden 43/1. madde uygulanarak bulunacak miktarın, 103/6. madde ile tayin edilecek ceza süresine eklenmesi suretiyle hüküm kurulması yerine, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 61/4-5. maddesinde ki sıralamaya aykırı olarak 103/1-2, 43/1 ve 103/6. maddeleri sırası ile ceza verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından cezanın infazının tamamlanmasına kadar uygulanacağı gözetilmeden, 53/1-c maddesindeki hakların tamamının koşullu salıverilme tarihine kadar kısıtlanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla re’sen de temyize tâbi hükmün BOZULMASINA, 13.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
13.02.2013 tarihinde verilen işbu karar 20.02.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.