YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13549
KARAR NO : 2013/2616
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.07.2012 gün ve 2012/5 Esas, 2012/172 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 06.03.2013 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 20.03.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Suç tarihinde 17 yaş içinde olan mağdurenin, annesi olan …’ün tanık … tarafından telefonla aranarak adını vermeyen bir şahsın kendisini arayarak mağdurenin hamile olduğunu söylediğinin bildirilmesi üzerine annesinin mağdureye karnındaki şişliği sormasına kadar mağdurenin ailesinden kimseye tecavüze uğradığına dair bir beyanda bulunmaması ve bu yönde bir şikâyetinin olmaması, hamile olduğunun ortaya çıkması üzerine yapılan şikâyet sonrasındaki muayenede yedi aylık hamile olduğunun tespit edilmesi, hamile olduğunu gizlemesi, mağdurenin kilo almasından şüphelenen annesinin bu durumu sorması üzerine son zamanlarda çok yemek yediğini söylemesi, bir kısım tanık beyanlarından ve dosya kapsamından mağdure ve ailesi ile sanığın ailesinin sık sık görüşmesi, suç ortaya çıkancaya kadar mağdurenin, sanığın evine gidip gelmeye devam etmesi ve sanığın, mağdure ile rızası ile birlikte olduğu yönündeki savunması karşısında, mağdurenin zor iddiasının durumunu çevreye mazur göstermek düşüncesinden kaynaklandığı ve eylemin zorla gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanığın eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında kaldığı ve mağdurenin şikâyet tarihinde yedi aylık hamile olması da dikkate alınarak altı aylık şikâyet süresinden sonra durum anlaşıldığından bu suça ilişkin düşme, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’in TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için mahalline en seri biçimde bildirilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.13.03.2013 tarihinde verilen işbu karar 20.03.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.