Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/13768 E. 2013/1300 K. 14.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13768
KARAR NO : 2013/1300
KARAR TARİHİ : 14.02.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından (iki kez) sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.05.2012 gün ve 2011/55 Esas, 2012/179 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Nüfus kayıtlarına göre, atılı suç tarihi itibari ile 15 yaşını bitirip 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan mağdure … ile, 15 yaşını bitirmeyen mağdure …’nın ve reşit sanığın kardeş oldukları, mağdure …’nin koluktaki anlatımına göre, aralarında gönül ilişkisi bulunan erkek arkadaşı ile görüşmek amacıyla arkadaşı …’dan emanet aldığı telefonun evde çalması üzerine şüphelenen annesi ile tartışması sonucu 21.10.2010 tarihinde evden kaçtığı, ailesinin kolluğa başvurusu üzerine aynı gün, bir süre sonra polisler tarafından bir parkta bulunduğunda, sanık tarafından kendisinin ve kardeşi diğer mağdure …’nın cinsel istismara mağruz kaldıklarını bildirmesi üzerine, mağdure …’yi polis otosuna alan polislerin mağdurelerin evlerine de uğrayıp mağdure …’yı da aynı araca almak suretiyle karakola götürdükleri, her iki mağdurenin duruşmadaki anlatımları, 12.11.2010 havale tarihli sosyal inceleme raporu, sanık ve mağdurelerin annesi olan …’in anlatımları karşısında, mağdure …’nin kendisine zarar vereceğinden korktuğu ağabeyi olan sanıktan kurtulmak ve erkek arkadaşı ile olan ilgisini sürdürmek amacıyla diğer mağdure kardeşine karakolda ne şekilde ifade vereceği hususunda polisler duymadan oto içerisinde telkinde bulunduğu ve karakola gidip ifadeleri alındığında her iki mağdurenin, sanığı suçlayıcı ve sanığın bu tür eylemlerinin çok önceden başladığı biçimde, hayatın olağan akışına aykırı anlatımlarda bulundukları, sanığın tüm aşamalarda isnatları inkâr ettiği anlaşılmış bulunması karşısında, mağdurelerin kovuşturma aşamasındaki, sanığa iftira ettiklerine dair anlatımları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, mağdurelere karşı atılı suçları işlediğine dair şüpheden öte kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği gözetilerek beraatine karar
verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ve hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.