YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14691
KARAR NO : 2013/3544
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ve bu suça teşebbüsten sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetine dair İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.10.2012 gün ve 2007/367 Esas, 2011/352 Karar sayılı kısmen re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı olarak yapılmasının talep edilmesi üzerine dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 20.02.2013 Çarşamba günü saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıdaki karar ittihaz olundu.
Adli Tıp Kurumu Kanununun 7. maddesinin ihtisas kurullarında görev alacak uzmanların kimlerden oluşacağını düzenlediği, buna göre Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun bir başkan, iki adli tıp uzmanı olmak üzere ayrıca çeşitli dallarda yedi ayrı uzmandan oluşacağının belirlendiği, ihtisas kurulunun çalışma esaslarının ise aynı Kanunun 23. maddesinde düzenlendiği, İhtisas Kurullarının başkanın başkanlığında işin niteliğine göre en az dört üye ile toplanması yeterli olup, 28.02.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun raporunu düzenleyenler arasında işin uzmanı çocuk ve ergen psikyatristi ve bir adli tıp uzmanının da bulunduğu heyetin oluşumunun kanuna uygun olup raporların düzenlenmesi esnasında heyette iki adli tıp uzmanının bulunmasının zorunlu olmaması nedeni ile tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kısmen re’sen de temyize tâbi hükümlerin ONANMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.