YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15611
KARAR NO : 2013/2944
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.09.2012 gün ve 2008/197 Esas, 2012/398 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın evinin önünde oynayan mağdureyi hile ile bisikletine bindirip cinsel amaçla götürmesi iddiası ilgili kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi hakkında zamanaşımı süresi içinde dava açılması mümkün görülmüştür.
Hükmün gerekçesi CMK.nın 230. maddesine uygun olduğundan ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7. maddesinin ihtisas kurullarında görev alacak uzmanların kimlerden oluşacağını düzenlediği, buna göre Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun bir başkan, iki adli tıp uzmanı olmak üzere ayrıca çeşitli dallarda yedi ayrı uzmandan oluşacağının belirlendiği, İhtisas Kurulunun çalışma esaslarının ise aynı Kanunun 23. maddesinde düzenlendiği, İhtisas Kurullarının başkanın başkanlığında işin niteliğine göre en az dört üye ile toplanmasının yeterli olup, 30.03.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporunu düzenleyenler arasında işin uzmanı çocuk ve ergen psikyatristi ve bir adli tıp uzmanının da bulunduğu heyetin oluşumunun Kanuna uygun olduğu ve raporların düzenlenmesi esnasında heyette iki adli tıp uzmanının bulunması zorunlu olmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılanlar vekillerinin vekâletnameleri bulunmayıp, mahkemenin talebi üzerine baroca tayin edildikleri gözetilmeden katılan lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, CMUK.nın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında katılan lehine 2400-TL vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin fıkranın hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.