Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/15886 E. 2013/1782 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15886
KARAR NO : 2013/1782
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’in, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16/1. (5 defa) maddesi uyarınca 26.000 Türk Lirası, 26.000 Türk Lirası, 75.000 Türk Lirası, 23.350 Türk Lirası ve 20.000 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2009 gün ve 2009/225 Esas, 2009/1179 sayılı Kararını müteakip, 5941 sayılı Çek Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın atılı suçtan beraatine ilişkin, aynı Mahkemece verilen 23.03.2011 gün ve 2009/225 Esas, 2009/1179 Karar sayılı Ek Kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2012 tarihli ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanununun 5. maddesi uyarınca mahkemesince sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın iade edilmesi sonrasında, sanığın beraatine dair anılan Mahkemenin 12.04.2012 gün ve 2009/225 Esas, 2009/1179 Karar sayılı Ek Kararını müteakip, sanık müdafiin sanık tarafından ödenen adlî para cezasının dosyaya aktarılarak taraflarına ödenmesi yönündeki talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 18.04.2012 gün ve 2009/225 Esas, 2009/1179 Karar sayılı Ek Kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılmasına, sanık tarafından ödenen adlî para cezalarının iadesine ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2012 tarihli ve 2012/980 Değişik İş, sayılı kararının,
Dosya kapsamında sanık hakkında verilen … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2009 gün ve 2009/225 Esas, 2009/1179 Karar sayılı Kararına ilişkin tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre sanığa tebliğ edilmiş ise de yapılan tebligatın usulsüz olduğu, ancak sanık müdafiin 26.03.2010 havale tarihli dilekçesi ile taahhüt de bulunarak söz konusu kararın infazının durdurulmasını talep ettiği, mahkemelerce verilen kararlara ilişkin temyiz süresinin sanığın kararı usulüne uygun olarak öğrenmesi yani tebliğle işlemeye başlayacağı ve temyiz süresi içerisinde kararın temyiz
edilmemesi halinde sürenin sonunda kararın kesinleştirilerek infaza verileceği, mahkemelerce yapılan kesinleştirme işleminin şekli bir işlem olduğu, somut olayda sanık müdafiin 26.03.2010 havale tarihli dilekçesi ile usulüne uygun olarak kararı öğrendiği ve temyiz süresinin bu tarih itibarıyla işlemeye başladığı, anılan kararın 06.04.2010 tarihi itibarıyla kesinleşerek sanık hakkında verilen cezanın infaz kabiliyeti kazandığı anlaşılmakla sanığın bu tarihten sonra ve lehe kanun değerlendirmesi sonucu verilen beraat kararı öncesi ödeme yaptığı, infaz tarihinde infazın durdurulmasına karar verilmediği anlaşılmakla itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 29.11.2012 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-07-8757-2012/17429/67477 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2012 gün 2012/980 Değişik İş sayılı Kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahalince yapılmak üzere dosyanın yerine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.