Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/2528 E. 2012/8906 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2528
KARAR NO : 2012/8906
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar … ve …’un yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ve üzerine atılı diğer suçtan, sanıklar … ve …’ün üzerlerine atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2011 gün ve 2008/237 Esas, 2011/257 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş ve sanık … müdafiince incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 12.09.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü verilerek sanık … müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti;
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 26.09.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların onaylı nüfus kayıt örneğine göre, suç tarihi itibarıyla 15 yaşından küçük olan mağdure Edibe Mutlu’yu rızaya dayalı olarak arabaya bindirip sanıklardan
…’in akrabasının evine götürerek alıkoymaktan ibaret eylemlerinde bir hakkın kullanımı söz konusu olmadığı gibi, mağdurenin yaşının küçüklüğüne nazaran rızasının sanıkların eylemlerini hukuka uygun hale getirmeyeceğinden tebliğnamedeki bu suç yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, mağdureye karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleyen sanıklar hakkında koşulları oluştuğu halde, 5237 sayılı TCK.nın 43/1. maddesinin uygulanmaması ise karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunmalar, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemine gelince;
Mağdurenin kollukta alınan 22.07.2008 tarihli ifadesinde, arkadaşı sanık … ve sanık … ile …’in dayısının evine gittiklerini, alkol aldıklarını, sanıkların kendisine hap verdiklerini, tamamen kendisinden geçtiğini, iki gün burada kaldığını, üçüncü gün sabah saat: 07.00 sıralarında kendine geldiğini, hiç bir şey hatırlamadığını, uyandığında İsmail’in işe gitmiş olduğunu, …’in de ayrı bir odada yattığını ve kendisinin üzerinde kendi elbiseleri olmadığını başka elbiseler olduğunu gördüğünü, …’e, kendisine ne olduğunu sorduğunu, …’in cevap vermediğini, kendi evlerine gelip bir gün boyunca uyuduğunu, annesinin kendisinin kayıp olduğunu ihbar etmesi nedeniyle emniyete verdiği ifadesinde, sanık … ve arkadaşlarından korktuğu için bir kız arkadaşında kaldığını söylediğini, yengesi … ile Maya Kadın Doğum Hastanesine kızlık muayenesine gittiklerini, kız olmadığının söylenmesi üzerine sanık …’i arayıp o gece ne olduğunu sorduğunu, İsmail’in de hiç bir şey olmadı dediğini, bu olaydan bir hafta sonra sanık … ve … ile Kültür Parkın girişinde buluştuklarını, kendisinin haber verin demesi üzerine sanık …’in de geldiğini, birlikte araca bindiklerini, sanıkların bir kaç tane hap verdiklerini kendisinin de içtiğini, kendine geldiğinde gündüz olduğunu ve aynı eve götürdüklerini gördüğünü, bu defa üzerinde elbiselerinin olduğunu, ev sahibi gelince kendisinin evden gitmek istediğini ve ayrıldığını, olayları tam olarak ailesine anlatmadığını, İstanbul’dan gelen halasının zorlamasıyla anlattığını ve emniyete şikâyete geldiklerini; 23.07.2008 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu ifadesinde, emniyet müdürlüğünde verdiği ifadesini aynen kabul ve tekrar ettiğini, ilave edilecek bir husus olmadığını; 07.10.2008 tarihli duruşmadaki ifadesinde ise, soruşturma aşamasındaki ifadelerine benzer şekilde beyanda bulunup ilk olayda kendine geldiğinde ne olduğunu tam olarak hatırlamadığını ve soruşturma aşamasındaki ifadelerinin doğru olduğunu öyledikten sonra, katılan vekili Av. …’ın talebi üzerinde sorulduğunda, kolluk …/…
beyanlarında ve önceki anlatımlarında belirtmediği şekilde “hatırladığım kadarı ile İsmail ile ilişkiye girdim, İsmail beni ilk önce öptü, sonra üzerimdeki elbiseleri çıkardı ve kendi cinsel organını vajinal bölgeme sokarak benimle ilişkiye girdi, süreç boyunca bir kez ilişkiye girdi, bu ilişki eve ilk götürülüşümde olmuştu, İsmail ile cinsel ilişkiyi hatırlıyorum, onun dışında hiç bir şey hatırlamıyorum” şeklinde beyanda bulunması üzerine mahkemece görülen lüzum üzerine iki gün boyunca neler olduğu ve cinsel ilişkiye girip girmediğini ve girdiyse kiminle girdiği sorulduğunda, “çok az hatırladığını, tam olarak hatırlamadığını” ifade etmesi karşısında, sanık …’e atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin olarak mağdurenin aşamalardaki beyanlarında istikrar bulunmadığı gibi, Özel Maya Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesinde mağdurenin muayenesini yapan doktor olan tanık …’ün beyanları ve 07.07.2008 hasta çıkış özeti ile … Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin 22.07.2008, Adli Tıp Kurumu Aksaray Şube Müdürlüğünün 22.08.2008 ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 05.06.2009 tarihli raporlarında da mağdurenin cinsel istismara maruz kaldığına dair bir delil olmadığı ve sanık …’in aşamalardaki istikrarlı savunmalarında, mağdureye karşı cinsel hareketlerde bulunmadığını ve cinsel ilişkiye girmediğini beyan ederek suçu kabul etmediği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak cezalandırılmasına yeterli delil elde edilemediğinden, atılı suçtan beraatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
25.09.2012 tarihinde verilen iş bu karar 26.09.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde sanık müdafii Av. Murat Biçkin’in yüzüne karşı tefhim olundu.