YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2533
KARAR NO : 2012/4937
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.04.2011 gün ve 2004/114 Esas, 2011/152 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Irza geçme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Suçun sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu anlaşıldığı halde, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nın 418/2. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve kabule göre, sanığın mağduru şehvet hissiyle ve zorla kaçırıp alıkoyduğu anlaşılmış bulunması karşısında; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın 430/1. maddesinde düzenlenen suça ilişkin lehe-aleyhe yasa değerlendirmesi sırasında, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 109/3-a ve 109/5. maddeleriyle belirlenen 6 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 31/3. maddesinin 08.07.2005 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki haliyle uygulanarak 1/2 oranında indirim yapılıp belirlenecek 3 yıl hapis cezası üzerinden 62. maddenin tatbiki halinde 5237 sayılı TCK.nın sanık lehine sonuç verdiği gözetilmeden, yanlış değerlendirme sonucu 765 sayılı TCK.nın lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapılması,
Suç tarihinde 16 yaşında olan sanığın üzerine atılı suçtan dolayı verilen hapis cezasının sonuç olarak 3 yılın altında kalması nedeniyle, sanık hakkında 15.07.2005 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 19.12.2006 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 23. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.