YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2709
KARAR NO : 2013/2074
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
Cinsel taciz ve hakaret suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair … 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2010 gün ve 2009/826 Esas, 2010/1076 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdure vekiline CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin zorunlu vekilinin de sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. … ‘un katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle, O Yer Cumhuriyet Savcısının yanında ayrıca katılan mağdure … vekilinin de temyizi üzerine yapılan incelemede;
Mağdurenin nüfus kaydı getirtilmeden hüküm kurulmuşsa da; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla nüfus kayıt örneği temin edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sadece soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı anlaşılan mağdurenin duruşmaya gelmesi için çıkarılan davetiye üzerine mağdurenin ilk duruşmaya geldiği ancak mağdureye zorunlu vekil görevlendirmediği için şikâyet ve delillerinin tespit edilmediği, sonraki duruşmaya gelmemesi nedeniyle çıkarılan zorla getirme kararlarının yerine getirilemediği, bunun üzerine dinlenmesinden vazgeçildiğinin anlaşılmasına göre mağdurenin tebligata elverişli adresi etkin biçimde araştırılıp saptanarak duruşmaya çağrılması, gelmediği takdirde tanık sıfatıyla zorla getirtilip dinlenilmesi, kanıtları sorulup varsa bunların toplanması,
ayrıca olayla ilgili bilgi ve görgüleri olduğu anlaşılan mağdurenin annesi … ile şikâyet dilekçesinde ve soruşturma sırasındaki beyanlarda ismi geçen …’ın tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, sanık ve mağdurenin cep telefonlarına ait arama kayıtlarının yer aldığı CD içeriğinin tespiti sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeyle sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 30.11.2012 gün ve 2891 sayılı Kararı ile … adli teşkilatı kapatıldığından, dosyanın … 19. Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.