Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/2784 E. 2012/7522 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2784
KARAR NO : 2012/7522
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.12.2011 gün ve 2009/306 Esas, 2011/400 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı olarak yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 27.06.2012 Çarşamba günü saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
İbraz ettiği vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. Emin Uz huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Av. Emin Uz vekâletnamesini ibraz etti alındı. Okundu, dosyasına konuldu.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 11.07.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesinde;
Sanığın cinsel istismar eylemini zincirleme şekilde işlediği mahkemecede kabul olunarak mahkûmiyet kararı verildiği de gözetilerek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümde 5237 sayılı TCK.nın 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA;
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriğinden mağdurenin anne ve babasının ayrı yaşaması nedeniyle 4 yıl boyunca psikolojik tedavi gördüğünü, olay öncesinde bir başkası ile de cinsel ilişkiye girdiğini belirtmesi karşısında, mağdurenin ruh sağlığının olay nedeniyle mi bozulduğu, yoksa olay öncesinde bulunan psikolojik sorunlarının belirtileri mi olduğu hususunda Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan ek mütalaa alınarak oluşacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme esnasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
02.07.2012 tarihinde verilen iş bu karar 11.07.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.
KARŞI OY
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinden aldırılan raporun davaya konu olayda irdelenerek tanzim edildiği ve bu raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu kanaatinde olduğumdan ek rapor aldırılması yönünde oluşan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.