Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/347 E. 2013/3034 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/347
KARAR NO : 2013/3034
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.11.2009 gün ve 2008/124 Esas, 2009/517 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümde TCK.nın 109/1, 3-f, 5, madde ve fıkraları ile 62. maddesinin uygulanması sonucu 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, cezanın 2 yıl 1 ay olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. madesine göre, 53/1 -c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölüm hükümden çıkarılarak, bunun yerine “sanığın mahkum olduğu hapis cezalarının kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygup olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.03.2013 tarihinde kısmen oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:

Hürriyeti tahdit eyleminin cinsel amaçla yapılması halinde TCK 109/5. maddesindeki artırım maddesi uygulanacaktır. Cinsel amaç kaba şehevi duyguların tatminine yönelik bir amaçtır. Olay, 15 yaşından küçük üvey babasının kendine ve annesine yaptığı baskılardan bunalan mağdurenin, anlatımına göre annesinin de bilgisi tahtında ilerde evlenmeye yönelik olarak hazırlıklıkların yapılması amacıyla sanıkla birlikte kaçmaları ve sanığında mağdureye hiçbir şehevi davranışta bulunmadığı anlaşılan bir olaydır. Birlikte kaldıkları süreçte herhangi bir cinsel hareket gerçekleşmemiştir. Evlilik kurumu içinde cinsellik bulunmasına rağmen, evlilik cinsellikten ibaret değildir. Bu nedenle bilhassa evlenmek amacıyla bu suçun işlendiği ancak tecavüzün gerçekleşmediği olaylarda cinsel amaçtan dolayı cezayı artırmak yasal ve adil olmayacak, ceza da kanunilik ilkesine de uygun düşmeyecektir. Yasadaki amaç mutlak bir amaçtır. TCK 109/5. deki artırım maddesinin uygulanabilmesi için bu amacın mutlak ve tartışmasız olması gerekir. Bu nedenlerle sanıklar hakkında TCK 109/5. maddesindeki artırım maddesi uygulanmamalıdır.