Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/3665 E. 2012/6856 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3665
KARAR NO : 2012/6856
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

Zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.2011 gün ve 2009/444 Esas, 2011/346 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 06.06.2012 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Özkan Balcı hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 20.06.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mağdurun beyanlarında geçen ve suçun işlendiği iddia olunan yerlerde mağdur da refakate alınıp keşif yapılarak, bu yerlerin çevreye uzaklığı, çevreden görülüp görülemeyeceği, seslerin duyulup duyulamayacağı, halkın kullanımına açık ve sanığın eylemlerini gerçekleştirmeye elverişli yerler olup olmadığı ve ayrıca sanığın evinin özelliklerinin mağdurun beyanıyla uyumlu olup olmadığı hususlarının araştırılmasından, fiili livata eylemiyle ilgili olarak da Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğünce verilen 05.10.2009 tarihli raporda “akut ya da kronik fiili livatanın maddi delillerine rastlanmadığı” belirtilmesine karşın, mahkemece atanan adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 26.02.2010 tarihli raporda “anüs sfinkter tonusu azalmış, anüs mukozası dış kısmında pilillerin düzleşmiş olduğu ve mevcut tıbbi bulguların kronik fiili livatanın delilleri olduğu” tespitlerinin yapıldığının anlaşılması karşısında, her iki rapor arasında oluşan çelişkinin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan alınacak raporla giderilmesinden sonra iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, re’sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
18.06.2012 tarihinde verilen işbu karar 20.06.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … Keskin hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.