YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3818
KARAR NO : 2014/2221
KARAR TARİHİ : 24.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat, atılı diğer suçlardan mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş beraati ve sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmü ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık hakkında tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, arasında husumet bulunan katılanlara ait işyerinde tabancasıyla ateş ederek ”ben bittim herkesi bitireceğim” şeklinde sözler söylemekten ibaret eyleminin, TCK.nın 106/2-a madde ve fıkrasına uyan silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, ancak, TCK.nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve kanuni olmayan hukuki nitelendirme ile ayrıca TCK.nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi,
Tefecilikle iştigal ettiklerini iddia ettiği katılanlara olan borcunun bir türlü bitmemesinin ve son olarak eşine ait otomobili de bu borca karşılık katılanlara vermesinin yarattığı hiddet ve elemle atılı suçu işleyen sanık hakkında TCK.nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.