YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5584
KARAR NO : 2013/2387
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Hatay 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 13.04.2011 gün ve 2010/310 Esas, 2011/231 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde 16 yaş içerisinde bulunan mağdurenin rızası ile vücuda organ sokmak suretiyle ilişkiye giren sanık hakkında, mağdurenin şikâyetinin olmaması nedeniyle TCK.nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla ilişki suçundan Cumhuriyet Savcılığınca ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, TCK.nın 234/3. maddesinde düzenlenen; evi terk eden çocuğa suç teşkil eden hiçbir eylemde bulunmadığı halde ve yine mağdurenin yanında olduğu yönünde bilgi vermeme şeklindeki suçun yasal unsurları oluşmadığı halde, sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
15-18 yaş grubu arasında olan … Değer 20.02.2010 günü ailesine haber vermeksizin evden ayrılmış, sanıkla buluşarak yaklaşık 10 gün boyunca sanığın yanında kalmıştır. Kızı …’in evden kaçtığını farkeden baba … polis karakoluna giderek kızının evden kaçtığını, nerede olduğunu bilmediğini beyanetmiştir. Sanık savunmalarında …’in yanına kaçtığını, rızasına dayalı kendisi ile cinsel ilişkiye girdiklerini, 10 gün boyunca kendisine ait Ürgenpaşa Mahallesindeki evinde kaldığını, …’in yanında olduğunu ailesine bildirmediğini söylemiştir.
Çoğunluk görüşüne göre sanığın evi terk eden çocuğa karşı ayrıca başka bir suç işlemesi halinde bu suç oluşacaktır. Yasa metninde bu görüşü destekler bir düzenleme bulunmamaktadır.
TCK.nın 234/3. madde ve fıkrasında yazılı suçun oluşumu için 18 yaşını doldurmamış çocuğun kendi isteğiyle kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk ederek sanığın yanına gitmiş olması, sanığın yetkili makamları veya çocuğun ailesini durumdan haberdar etmemesi ve çocuğu yanında tutması yeterlidir.
Bu itibarla suçun yasal şartları oluşmuştur. Sanığın mahkûmiyetine yönelik mahkeme ilamı yasaya uygundur.
Bu nedenle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.