YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6630
KARAR NO : 2012/7700
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
Nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.12.2011 gün ve 2009/127 Esas, 2011/348 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmolunan cezaların miktarına göre sanık müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK’un 318.maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Eşi ve çocukları ile İstanbul ilinden, Samsun ili Tekkeköy ilçesine gelen mağdurenin, eşinin tekrar İstanbul iline dönmesinden sonra Tekkeköy ilçesindeki kullanılmadığı anlaşılan polis lojmanlarına yerleştiği, kalmaya başladığı daireden çıkması gerektiğinin söylenmesi üzerine de kendilerine yardımcı olan komşusu sanığın aynı yerdeki evine yaklaşık iki ay önce taşındığı ve birlikte yaşamaya başladıkları, mağdurenin aşamalardaki beyanlarında sanığın olay günü kendisi ile zorla cinsel ilişkiye girdiğini ve içine boşaldığını iddia etmesine karşın, olaydan hemen sonra mağdure hakkında Samsun Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından düzenlenen olay tarihli raporda, mağdurenin cinsel organında ve bacaklarında herhangi bir darp ve cebir izine alınan sürüntüde sperm hücresine rastlanmadığı belirtildikten sonra “… hasta daha sonra birlikte olmadıklarını ifade etti” şeklinde bir ibareye yer verilmiş olması, mağdurenin soruşturma aşamasında alınan ve kovuşturma aşamasında 10.05.2010 tarihinde talimat mahkemesince alınan ifadesinde de tekrar ettiğini söylediği beyanlarında, yaklaşık 2 aydır aynı evde birlikte yaşadıkları sanık ile daha önce hiç cinsel ilişkiye girmediklerini, olay günü ise çocukları ile uyuduğu sırada soyunmuş olarak yanına gelen sanığın direnip bağırmasına rağmen zorla vücuduna organ sokmak suretiyle tecavüz ettiğini belirttiği halde, 08.09.2010 tarihinde Şişli 4. Asliye Ceza Mahkemesinde talimatla alınan ifadesinde suç tarihinde sanıkla karşılıklı dairelerde oturduklarını ve komşu olarak Selamlaştıklarını, alkollü olarak kapıya vurduğunu, açtığında kızı Semanur ile konuşmak istediğini söylediğini, çok erken olduğu için uyuyor diyerek kapıyı kapatmak istediği sırada kapıya yüklenerek içeri girdiğini ve çocukların uyumasını fırsat bilerek elbiseleri yırttıktan sonra zorla cinsel ilişkide bulunduğunu, daha önce şikayetçi olmuş ise de bu şikayetinden vazgeçtiğini belirterek çelişkili beyanlarda bulunması, 06.05.2006 tarihinde intihar girişiminde bulunan mağdurenin 07.05.2006 günü sanıkla birlikte yaşadıkları evde bulunan ilaçlardan çok miktarda içerek yeniden intihara kalkışması üzerine başlatılan soruşturma sırasında aynı gün, yani olaydan önce sanığın ifade sahibi sıfatıyla alınan beyanında “… bu sabah kalktığımızda bana hitaben benimle evleneceksin, evlenmezsen seni içeri attırırım, iftira atarım, beş on milyon para vereceksin, sahte olarak evli gibi görüşeceğiz diyerek akşam üstü içtiği ilaçların tahminen 30 adet …” nervium isimli bir ilaç olup, engel olamadığını beyan etmiş olması, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 6. İhtisas Kurulunun 30.05.2011 tarihli raporunda, mağdurede depresyon tespit edildiği, ruh sağlığının bozulduğu, tespit edilen bu bozulmanın iddia edildiği gibi bir cinsel saldırıya bağlı olabileceği gibi, cinsel saldırı olmaksızın başka olay ve/veya olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da olabileceği, bunlar arasında kurullarınca ayrım yapılamadığının belirtilmiş olması, sanığın aşamalarda değişmeyen, birlikte yaşadıkları dönemde mağdure ile birçok kez rızaen cinsel ilişkiye girdikleri ancak suç tarihinde mağdure ile aralarında zorla ya da onun rızasıyla herhangi bir cinsel ilişki gerçekleşmediği şeklindeki savunmaları ve tüm dosya içeriğinden; suç tarihinde sanığın mağdurenin rızası dışında, nitelikli cinsel saldırıda bulunduğuna ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine dair, mağdurenin itibar edilemeyen çelişkili ve samimiyeti kuşkulu iddiaları dışında, savunmanın aksine, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanığın her iki suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’ın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına 05.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.