YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7200
KARAR NO : 2012/9290
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.03.2011 gün ve 2010/251 Esas, 2011/69 Karar sayılı kısmen re’sen de temyize tâbi olan hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve incelemenin de duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 19.09.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü verilerek sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti;
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Sanık müdafi …Üniversitesinden 28.06.2012 tarihli özürlü rapor fotokopisi sundu. Alındı, okundu, dosyasına konuldu.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 03.10.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen nitelikli cinsel istismar suçuna uyan 5237 sayılı TCK.nın 103/2 ve 103/4. maddeleri uyarınca verilen ceza, teşdit uygulanmasından dolayı 15 yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın, aynı Kanunun 49/1 ve 103/6. maddeleri gereğince 20 yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak, anılan kanun maddeleri gereğince hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun bir artırım yapılması gerektiği halde, 103/6. maddenin uygulama dışı bırakılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
CMK.nın 232/6. maddesine aykırı olarak sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulurken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek kısmen re’sen de temyize tâbi olan hükümlerin bu sebepten dolayı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hüküm fıkrasındaki yurt dışına çıkış yasağına ilişkin bölüme “5271 sayılı CMK.nın 109/3-a maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
02.10.2012 tarihinde verilen işbu karar 03.10.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …, hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.