YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7286
KARAR NO : 2012/9747
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ve beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda, atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2011 gün ve 2010/70 Esas, 2011/210 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin, 16.12.2009 tarihli savcılık beyanında sanık …’in çalıştığı tarla yakınlarında iki kez, kendi evinin önünden geçerken zorla içeriye alarak iki kez ve bir defa da ahırda hayvanları sularken sanığın yanına gelerek cebir ve tehditle ırzına geçtiğini beyan etmesi, keşifteki beyanlarında eylemlerin sırasını değiştirmesi ve ilk üç eyleminde kendisine 5’er TL para verdiğini, sonraki eylemlerinde ise para vermeyince “ben de seni söyleyeceğim” demesi, mağdurenin olaylardan yaklaşık 3-4 ay sonra ve dedikoduların çıkması nedeniyle şikâyetçi olması, mağdurenin olay tarihinde 15 yaşını doldurmuş olup atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunması ve sanığın soruşturmada ve sorguda mağdureyle rızasıyla ilişkiye girdiğini savunması karşısında, mağdurenin sanık … ile rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği, sanığın kanıtlanan eylemlerinin TCK.nın 104/1, 43. maddelerinde düzenlenen zincirleme biçimde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması ve mağdurenin 15 yaşından büyük olup sanıkla rızasıyla birlikte olması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları oluşmadığından bu suçtan beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
Mağdurenin, olay tarihinde sanık …’in evine üvey babası ve vasisi olan … ile birlikte gittikleri, burada belirli bir süre oturdukları, vasi …’in kısa süreliğine tuvalete gidip gelmesi, dönüşünde adıgeçenin herhangi bir anormallik gördüğüne ilişkin bir beyanının bulunmaması, sanık …’in atılı suçu ısrarla reddetmesi ve tüm dosya içeriği karşısında, sanık …’in atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilerek, beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Mağdurenin, sanık …’e yönelik olarak iddia ettiği basit cinsel istismar eyleminden önce sanık … tarafından 5 defa nitelikli cinsel istismar eylemine maruz kaldığının kabul edilmesi karşısında, sanık …’in eylemi nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının ne şekilde bozulduğunun kararın gerekçe kısmında açıklanmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanıklar … ve …’in TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadıkları takdirde derhal salıverilmelerinin mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.