Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/7996 E. 2013/9580 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7996
KARAR NO : 2013/9580
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ile çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık …’ın ise beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetlerine dair Uşak Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.01.2012 gün ve 2008/220 Esas, 2012/6 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık … hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen hükmün temyiz incelemesine gelince;
Gerekçede sanık hakkında tayin olunacak cezanın alt sınırından kısmen uzaklaşılarak uygulama yapılmasına karar verilmesi ve hüküm fıkrasında da teşdiden takdiren denilmek suretiyle 8 yıl hapis cezasına hükmedilmesi karşısında, hükümde “alt sınırdan ayrılınmasını gerektirir herhangi bir teşdit nedeni bulunmadığından” ibarelerine yer verilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirildiğinden, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında mağdureye yönelik eylemiyle ilgili TCK.nın 102/2. maddesine göre verilen 8 yıl hapis cezası, TCK.nın 102/3.a maddesiyle artırılırken 12 yıl yerine, 16 yıl olarak hesaplanması ve sırasıyla TCK.nın 102/5 ve 62.
maddeleriyle yapılan artırım ve indirimlerin de yanlış belirlenen bu ceza üzerinden yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.