YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8304
KARAR NO : 2012/9456
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmün açıklamasının geri bırakılmasına, atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2009 gün ve 2008/188 Esas, 2009/403 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 26.09.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … …hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … ve adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Sanık …’dan soruldu. Vekilinin savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 10.10.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneği bulunmadığı
anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz isteminin de aynı Kanunun 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip, gerekli karar merciince mahallinde verilmesine, temyiz incelemesinin sanık hakkında kurulan beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçu ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure hakkında Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Pskiyatri Anabilim Dalı Başkanlığının 17.03.2008 günlü raporunda, “olaydan dolayı ruh sağlığının kötü yönde etkilendiği” ne dair rapor ile Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 04.02.2009 günlü raporunda, “07.03.2008 tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu” belirtildiği fakat iki hekim tarafından da “ruh sağlığı etkilenmesinin olduğu fakat TCK 102/5 kapsamında olmadığına” dair muhalefet şerhi konulması karşısında oluşan çelişkinin giderilmesi için mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Kanununun 15. maddesine göre Adli Tıp Genel Kurulundan nihaî rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
Uygulamaya göre de;
Sanığa verilen 14 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası, takdiren 1/6 oranında indirilirken, 12 yıl 2 ay 7 gün yerine 12 yıl 7 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kazanılmış hak saklı kalmak suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
04.10.2012 tarihinde verilen iş bu karar 10.10.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …, hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.