Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/848 E. 2013/13345 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/848
KARAR NO : 2013/13345
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

Cinsel taciz ve basit cinsel saldırı suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; eylemlerinin zincirleme şekilde basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkûmiyetine dair … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.03.2010 gün ve 2009/983 Esas, 2010/251 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa, kabule ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın ilk olarak köyde mağdurenin yanına gelerek “telefon numaranı bana ver, seni mutlu ederim, para veririm” şeklinde cinsel taciz içerikli sözler söyleme, bu olaydan kısa bir süre sonra başka bir gün mağdureye … ayı dolayısıyla fitre vermek için “kimsenin olmadığı bir yere gidip parayı senin bir yerine sokuşturuvereyim” şeklinde sözlerle yeniden taciz etme, son olarak da köy otobüsünde bulunan mağdurenin yanına yaklaşarak cinsel tatmin amaçlı bacaklarına dokunma şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, 5237 sayılı TCK.nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için sanığın tüm eylemlerinin aynı suça ilişkin olması gerektiği ve sanığın mağdureye yönelik zincirleme biçimde cinsel taciz suçu ile ayrıca basit cinsel saldırı suçlarını işlediği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nın 105/1 ve 43/1. maddeleri ve aynı Kanunun 102/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, zincirleme şekilde cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.