Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/853 E. 2013/13088 K. 11.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/853
KARAR NO : 2013/13088
KARAR TARİHİ : 11.12.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar …, …, …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan …, … ve …’in atılı suçtan mahkûmiyetlerine, diğer sanıkların ise beraatlerine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.01.2010 gün ve 2007/320 Esas, 2010/3 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/son maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükme “Sanıklar yararına 2.000 TL maktu vekâlet ücreti tayini ile hazineden alınarak sanıklara verilmesine” ibaresi eklenmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklardan …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Daha önceleri tanışmayan ailelerin bir ziyaret yerinde tanışmalarından sonra kayden 10.03.1991 doğumlu olup, suç tarihinde 14 yaş 5 aylık olan mağdure ile sanık …’in gayri resmî evlenerek cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra ise 14.03.2008 tarihinde resmî nikahla evlenip çocuk sahibi oldukları olayda, sanık …’in, olay tarihinde mağdurenin fiziksel olarak büyük gösterdiğini, ailesi tarafından yaşının 18 olarak söylendiğini, sanık …’in babası ve annesi olan sanıklar … ile …, mağdurenin büyük gösterdiğini, kız istemeye gittiklerinde nüfus cüzdanına baktıklarında kayıt yaşının küçük olduğunu görünce kızın ailesinin kızlarının iki yaş küçük yazıldığını, gerçekte yaşının 2,5 yaş büyük olduğunu söylediklerini, mağdurenin babası ve annesi olan sanıklar … ve …’de, kızlarının iki yaş küçük yazıldığını, nüfus kaydındaki yaşından iki yaş büyük olduğunu ifade etmeleri, ifade ve anlatımların birbirlerini tamamlamaları, sanık …’in 12 çocuk sahibi olup 3 çocuğu bir kez de, diğer çocukları da idari para cezasından muaf olan bir aylık sürelere ait dönemde nüfusa tescilli olması, … Devlet Hastanesi raporunda mağdurenin 16-17 yaş, Dicle Üniversitesi raporunda 18 yaş olarak belirtip suç tarihine göre 15 yaşın ikmaline hatta 16 yaşına denk gelmesi, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Genel Kurulu raporlarında ise 15 yaş içinde ancak bu yaşı bitirmemiş olarak belirtmeleri ve raporlar arasında çelişki olması, bunun doktorlar nezdinde dahi bir yanılgı olabileceğini göstermesi dikkate alındığında, sanıkların TCK.nın 30/1 ve 2. maddelerinde belirtilen atılı suçun unsurlarını veya aynı Kanunun 30/4. maddesinde ifade edilen şekilde yaş konusundaki tereddüt nedeniyle işlediği fiillerin haksızlık oluşturduğunu bilerek atılı suçları işledikleri hususunda bir şüphenin ortaya çıktığı, sanıkların yaş hususunu kesin olarak bildikleri ve buna rağmen atılı suçu işlediklerine dair sübuta yeter kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı anlaşıldığından, sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.