YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8573
KARAR NO : 2012/6679
KARAR TARİHİ : 12.06.2012
Irza tasaddi ve hürriyeti tahdit suçlarından sanık …’nun 765 sayılı TCK.nın 415/1, 430/2, 72. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.1991 tarihli ve 1990/31 Esas, 1991/11 sayılı Kararının infazını müteakip, hükümlünün talebi üzerine arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 05.10.2011 tarihli ve 2011/92 D. İş sayılı Kararına karşı;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında “birinci fıkra gereğince İşlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasa’nın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasa’nın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMUK.nın 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30.03.2012 gün ve 2012/5321/19167 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
11.04.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde değişiklik yapılarak, adli sicil arşiv kayıtlarının silinme koşulları yeniden düzenlenmiş olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir kanun yolu
olup, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuata göre mahkemesince istem üzerine tekrar değerlendirme yapılabilecektir.
Hüküm tarihindeki düzenlemeye göre, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, … Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2011 tarihli ve 2011/92 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.