Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/9891 E. 2012/9291 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9891
KARAR NO : 2012/9291
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.05.2011 gün ve 2009/84 Esas, 2011/142 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 26.09.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … …hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. …ve ibraz ettiği yetki belgesine dayanarak gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözleri sorulan sanık müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 10.10.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Oluşa göre, sanık, suç tarihi itibarıyla sekiz yaşında olan mağdurenin anneannesi ile evli olup, mağdurenin annesi çalıştığı için değişik zamanlarda sanığın yaşadığı evde bırakıldığının anlaşılması karşısında, sanığın mağdure üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu gözetilerek hakkında
TCK.nın 103/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde zincirleme biçiminde gerçekleşen eylemleri nedeniyle uygulamanın TCK.nın 61/4-5. maddeleri hükümleri de dikkate alınarak 103/1. maddesi uyarınca verilecek cezaya 43. maddenin uygulanması sonucu bulunacak artırımın, 103/6. maddenin tatbikiyle tayin edilecek cezaya ilave edilmesi suretiyle yapılması gerekirken TCK.nın 103/1, 43/1 ve 103/6. maddeleri bu sıra ile uygulanarak eksik cezaya hükmedilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle re’sen de temyize tâbi hükmün ONANMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
02.10.2012 tarihinde verilen iş bu karar 10.10.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …, hazır olduğu halde sanık müdafilerinin gıyabında tefhim olundu.