Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/9939 E. 2012/10169 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9939
KARAR NO : 2012/10169
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.02.2012 gün ve 2011/117 Esas, 2012/69 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki …’ın, boşanma davası açıldıktan sonra eşi olan sanık … hakkında kendisine livata suretiyle cinsel saldırı ve nüfus kaydına göre suç tarihi itibarıyla 10 yaşındaki kızı mağdure Özge’ye göğüslerini ve cinsel organını okşamak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu iddiasını ileri sürdüğü, iddiaların, evden, eşi olan sanığın kötü davranışları nedeniyle kaçtığını ve bazı dostlarında kaldığını söyleyen müştekinin emniyete çağrılması ile ortaya çıktığı, sanığa yüklenen eylemin müştekinin ifadesinin alındığı 15.01.2009 tarihinden yaklaşık 1,5 yıl önce gerçekleştiğinin iddia olunduğu, iddiayı oluşturan eyleme ilişkin görgü tanığının bulunmadığı, müşteki anne ile sanığın 13.10.2010 tarihinde boşandığı, boşanma öncesi ve dava sırasında delil olması için ileri sürülmüş olabileceği de gözetildiğinde, sanığın üvey kızı mağdure Özge’ye yönelik cinsel istismarı oluşturan göğüsleri ve cinsel organını okşama eylemlerini gerçekleştirdiğine ilişkin kesin ve şüpheden uzak delil elde edilemediğinden beraati yerine, yerinde olmayan gerekçe ile mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’ın cinsel istismar suçuna ilişkin tutukluluktan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ve hükümlü olmadığı taktirde derhal salıverilmesi için mahalline en seri biçimde bildirilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.