YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10049
KARAR NO : 2015/8820
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
TCK’nın 31/2. maddesine göre, oniki-onbeş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun cezai sorumluluğunun olabilmesi için işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunması gerektiği, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı hususunda takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, mahkemenin çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme raporu tanzim ettirebileceği, maddeye göre böyle bir sosyal inceleme yaptırılmaması halinde gerekçesinin kararda gösterileceğinin belirtildiği, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/4. maddesine göre de hakimin gerekirse bu konuda tam kanaat sahibi olabilmesi için sosyal inceleme raporu ile birlikte adli tıp uzmanı, psikiyatrist yada zorunlu hallerde uzman hekimden görüş de alabileceğinin hüküm altına alındığı, mevcut düzenlemelere göre, sosyal inceleme raporunun alınmasının esas olduğu, ihtiyaç halinde diğer hekimlerden de rapor alınabileceği, ancak bu raporların bağlayıcı olmadığı,
mahkemenin takdirinde göz önünde bulundurulacağı, algılama yeteneği ve fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığını belirleme görevinin mahkemeye ait olduğu dikkate alındığında, somut olayla ilgili 29.09.2011 tarihli psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenip suça sürüklenen çocuğun suçun anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğuna ilişkin rapor ve sosyal inceleme raporu karşısında, küçüğün bu eylem yönünden sorumluluk yeteneğinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, mahkemece küçük yaştaki suça sürüklenen çocuk hakkında “Ceza Verilmesine Yer Olmadığına” dair verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor alınması yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 01.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.