Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/10608 E. 2013/12481 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10608
KARAR NO : 2013/12481
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.10.2011 gün ve 2009/254 Esas, 2011/253 Karar sayılı hükmün sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 13.05.2013 gün ve 2013/2227 Esas, 2013/5851 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2013 gün ve 14-2012/8797 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 13.05.2013 gün ve 2013/2227 Esas, 2013/5851 Karar sayılı onama kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden, CMK.nın 308/2 ve 3. maddeleri uyarınca itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay 1. Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy

Sanık …’in torunu mağdure …’e yönelik, ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu gerçekleştirdiğine dair sübuta yeter tam bir vicdanı kanı verecek kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı görüşündeyiz. Şöyle ki;
Mağdure …, anne ve babası ayrı yaşayan 13-14 yaşlarında bir çocuktur.Anne babası ayrı yaşadığı ve babasının düzenli bir yaşamı olmadığı için önce amcası …’ın yanında çocukluk yıllarını geçirdiği, onun vefatı üzerine halası …’nun yanında kaldığı, orada sıkıntılar yaşayınca dedesi …’in yanına getirildiği, babaannesinin vefatından sonra önce … daha sonrada … isimli amcalarının yanında kalmaya başladığı, yengeleriyle sorunlar yaşamasından sonra tekrar dedesi sanık …’ın yanına döndüğü, buradayken dedesinin izniyle annesiyle görüşmeye başladığı ve yine dedesinin izniyle annesinin yanında yaşamaya başladığı, bir müddet sonra dede ile anne arasında yaşanan sorunlardan dolayı sanık dedenin mağdureyi geri almak istediği, mağdurenin annesinin yanında kalmak istediği, bu sırada intihara teşebbüs ettiği ve bu olaylar üzerine de mağdurenin SHÇEK kurumuna yerleştirildiği, bu kurumdayken dedesinin son iki yıllık dönemde kendisine basit cinsel istismar eylemlerinde bulunduğunu iddia ettiği görülmüştür.
Mağdure, kendisinin bu beyanlarına delil olarak, ayrıca dedesinin birlikte yaşadığı Gürcü asıllı bayana yanında iki tanık varken dedesinin kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattığını ifade etmiştir.
Mağdurenin sanık dedesiyle ilgili bu iddiasını aradan uzun bir aradan sonra dile getirmesi, anlatımlarında ayrıntı bulunmaması, annesi ile dedesi yanında kalma konusunda çıkan sorunlardan ve tercihini annesi yanında kalmaktan yana yapmasından sonra sanık dedesine yönelik bu iddialarını dile getirmesi, mağdurenin kendisinin gerçek babasının yaşamının düzgün olmamasından dolayı kendisini korumaya yönelik olarak dedesinin babasıyla görüşmesine izin vermediği beyanı, sanık …’ın birlikte yaşadığı Gürcü asıllı tanık …’ın ve yanındaki iki tanığın mağdurenin iddia ettiği şekilde ayrıntılı ve açık bir şikâyet ve anlatımın dile getirilmediğini ifade etmeleri, yine bu anlatımında kaynağının mağdurenin kendisi olup annesiyle görüşmeye başladığı dönemden sonraya ait olması, ana babanın ayrı yaşaması nedeniyle düzenli ve istikrarlı olarak sabit bir yerde kalma sorunu yaşayan mağdurenin son dönemde daha önceki yıllarda görüşmediği annesiyle görüşmeye başlayıp onunla kalmak istemesinden sonra bu konunun gündeme gelmesi ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendiğinde sanık dedenin atılı suçu işlediğine dair tam bir vicdani kanaat verecek, mahkûmiyetine yeter kesin deliller bulunmadığı düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.