Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/2714 E. 2013/3366 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2714
KARAR NO : 2013/3366
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1-1.2. cümlesi-4 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/2. maddesi uyarınca 49.564,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına dair Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.07.2011 tarihli ve 2010/1231 Esas, 2011/1694 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, hükümden sonra 31.01.2012 tarihli 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik sonucu yaptırımın idari yaptırıma dönüşmüş olduğundan bahisle dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca iade edilmesini müteakip yeniden yapılan değerlendirme sonucunda, 6273 sayılı 5941 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1. maddesi uyarınca …. Alüminyum Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına dair Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 27.04.2012 tarihli ve 2012/783 Esas, 2012/1485 sayılı Kararının;
Sanık … hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.10.2010 tarihli iddianamede, karşılıksız çek düzenleme suçundan 5941 sayılı Kanunun 5/1. maddesi gereğince sanığın cezalandırılması talep edildiği halde, iddianamede gösterilen sanık hakkında hüküm kurulmamış olmasının, mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince verilecek bir kararla giderilebilecek bir eksiklik olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 225/1. maddesi gereğince, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği cihetle, çek hesabı sahibi tüzel kişi hakkında iddianamede bir talep olmaması karşısında, tüzel kişi hakkında mahkemece re’sen idarî yaptırım kararı verilemeyeceği, zira 5941 sayılı Çek Kanununun 5. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde re’sen mahkeme tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararıverilir” hükmünün 6273 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldığı gözetilmeden yazılı şekilde tüzel kişi hakkında yaptırım kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.01.2013 gün ve 94660652-105-01-10566-2012/879/4475 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nın 225/1. maddesinde yer alan “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki kanuni düzenlemeye aykırı olarak, iddianamede dava açılmayan kabahatli Erk Alüminyum Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, bu itibarla kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu görülmekle, Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.04.2012 tarihli ve 2012/783 Esas, 2012/1485 Karar sayılı Kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak; çek hesabı sahibi tüzel kişi …. Alüminyum Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına ilişkin 27.04.2012 tarihli ve 2012/783 Esas, 2012/1485 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA ve dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.