Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/4307 E. 2014/13866 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4307
KARAR NO : 2014/13866
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı, cinsel taciz, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Cinsel taciz ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçlarının kül halinde zincirleme şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, konut dokunulmazlığının ihlali eylemlerini değişik zamanlarda zincirleme şekilde gerçekleştirdiği halde, hakkında TCK.nın 43. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz omadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyudışındakiler üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından cezanın infazının tamamlanmasına kadar uygulanacağı gözetilmeden, 53/1-c maddesindeki hakların tamamından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 s ayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünün çıkarılarak, yerine ”Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, kendi alt soyu üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından cezanın infazının tamamlanmasına kadar yoksun bırakılması” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya içeriğinden, sanığın değişik tarihlerde katılanların evinin avlusuna girerek katılan mağdureye yönelik “Sana hasta oluyorum, benimle kaçarmısın” şeklinde sözler söylediği bu eylemlerinin birinde de mağdurenin vücuduna sarılarak mağdureyi öptüğünün anlaşılması ve mahkemece de eylemlerin bu şekilde gerçekleştirildiğinin kabul edilmesine karşın, aynı suç veya daha nitelikli hali olmayan cinsel taciz suçundan ayrıca cezalandırılması yerine, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükümde TCK.nın 43. maddesinin uygulanması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yeralan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındakiler üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından cezanın infazının tamamlanmasına kadar uygulanacağı gözetilmeden, 53/1-c maddesindeki hakların tamamından yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.