Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/448 E. 2013/3258 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/448
KARAR NO : 2013/3258
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.07.2010 gün ve 2009/1606 Esas, 2010/1016 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hırsızlık suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık, 22.12.2009 tarihli koluk beyanında ve 11.06.2010 tarihli duruşma sorgusunda, araçı yanında bulunan bıçak vasıtasıyla kapısını açıp çaldığını belirtmesi karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 142/2-d madde ve fıkrasına uyduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 142/1-b maddesinden hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından, karar başlığında …’ün müşteki yerine katılan, Muzaffer Pekmezci ve …’nin katılan yerine mağdur olarak gösterilmesi ise, mahallinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydında bulunan ilamlara konu suçların 18 yaşını doldurmamış olduğu döneme ilişkin olması karşısında, sabıkaya konu ilamların tekerrüre esas teşkil etmeyeceği gözetilmeden, TCK.nın 58/5. maddesine aykırı olarak, sanık hakkında mükerrirlere özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi,
Sanık hakkında mahkûmiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/1-a, b, d, e maddelerindeki hak mahrumiyetlerinin 53/2. maddesine göre cezanın infazı tamamlanıncaya kadar 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar yoksun kılınması yerine, bütün haklardan sonuç ceza miktarı kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Katılan vekilinin baro tarafından görevlendirildiği gözetilmeden, sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek, CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerde yer alan “TCK.nın 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 1000 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine” ve hak yoksunluğu ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “5237 sayılı TCK.nın 53/1-a, b, d, e fıkralarında öngörülen hak yoksunluklarından 53/2. maddesi uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında mala zarar vermek suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın düz kontak yaptığı sırada araca zarar verdiği anlaşılmakla beraber, hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen aracın kendisi oluşturması durumunda, malın çalınması sırasında araca verilen zarardan dolayı, ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği ve sanığın müştekiye ait aracı çalıp zilyetliğine geçirdikten sonra, aracın tampon, jant ve ön kafalığına zarar vermeleri eyleminin bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturduğu, müştekinin fiili kullanımından çıkan ve artık sanığın hakimiyetinde bulunan araca zarar verilmesi eyleminde mala zarar vermek suçunun unsurları itibariyle oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanığın bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydında bulunan ilamlara konu suçların 18 yaşını doldurmamış olduğu döneme ilişkin olması karşısında, sabıkaya konu ilamların tekerrüre esas teşkil etmeyeceği gözetilmeden, TCK.nın 58/5. maddesine aykırı olarak, sanık hakkında mükerrirlere özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi,
Sanık hakkında TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet …, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Katılan vekilinin baro tarafından görevlendirildiği gözetilmeden, sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.