YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/481
KARAR NO : 2013/4506
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık … ile suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.11.2012 gün ve 2011/150 Esas, 2012/207 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafii ve suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … … ve müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … ile suça sürüklenen çocuk … haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık … müdafii ve suça sürüklenen çocuk … ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun hükümlerin ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuklar …, …, … haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk …’in işlediği iddia olunan çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanına göre suç tarihinin 2010 yılı Haziran veya Temmuz ayı olup, kayden … doğumlu olan suça sürüklenen İsmail’in suç tarihinde 14 yaş 7 veya 8 aylık olduğu, suça sürüklenen çocuk …’nın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda verdiği ifadesinde 2010 yılı yaz aylarında suça sürüklenen çocuk … ile birlikte iken mağdur …’nın cinsel organlarını yaladığını itiraf ettiği, suça sürüklenen çocuk …’ın da soruşturma aşamasındaki ifadesinde cinsel organını mağdurun ağzına soktuğunu kabul ettiği, belirlenen bu suç tarihlerine göre kayden … doğumlu olan…nın suç tarihinde 12 yaş 6 aylık, kayden … doğumlu olan …,’ın 13 yaşında olduğu, mahkemenin dosya kapsamına aykırı olarak suç tarihi olarak kabul ettiği 18.02.2011 tarihinde dahi bu suça sürüklenen çocuklar…’ın 12-15 yaş aralığında olduklarının anlaşıldığı, suça sürüklenen çocuklar …haklarında Afyonkarahisar Adli Tıp Şube müdürlüğünce düzenlenen 22.02.2011 tarihli raporlarda suçun anlam ve sonuçlarını kavrayacak düzeyde bedensel ve ruhsal olgunluğa sahip olmadıklarının belirtildiği, yine sosyal çalışma uzmanı …’ın hazırladığı 10.08.2011 tarihli sosyal inceleme raporunda suça sürüklenen çocukların işlediği iddia olunan fiille ilgili olarak suçun anlam ve sonuçlarını kavrayacak düzeyde bedensel ve ruhsal olgunluğa sahip olmadıklarının ifade edilmesi karşısında, 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar,…, ve…nın 5237 sayılı TCK.nın 31/2. maddesi gereğince ceza sorumluluklarının bulanmadığı, ancak haklarında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması gerektiği gözetilmeden ve bu konu tartışılmadan, mahkemenin suç tarihini belirleyemediği bu nedenle olayın intikal tarihi olan 18.02.2011 tarihini suç tarihi olarak, suça sürüklenen çocuk …’in de bu suç tarihinde 15 yaşını tamamladığı kabul edilerek kanuni olmayan ve dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçelerle ve suça sürüklenen çocuklar …haklarında hapis cezalarına hükmolunması,
Suça sürüklenen çocuklar … ve … haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Olayın soruşturma makamlarına intikal tarihi olan 18.02.2011 tarihinde suça sürüklenen çocuk …’nun ilköğretim 8. sınıf öğrencisi, suça sürüklenen çocuk …’in ise 7. sınıf öğrencisi olduğu, …’nun soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanında 6. sınıfa giderken yaz mevsiminde erikleri toplamaya gidecekleri zaman mağdurun kendisinin donunu indirerek cinsel organını yaladığını ikrar ettiği, mağdurun da soruşturma aşamasında alınan ifadesinde eylemin 6. sınıfta iken olduğunu beyan ettiği gözetildiğinde suça sürüklenen çocuk …’nun eylem tarihinin 2008 veya 2009 yaz ayı erik zamanı olduğu, her iki durumda dahi kayden … doğumlu olan suça sürüklenen çocuk …’nun 12 yaşını ikmal etmediği, yine mağdurun suça sürüklenen çocuk …’in eylem tarihi ile ilgili herhangi bir beyanının bulunmadığı ancak suça sürüklenen çocuk …’in soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanında ilkokul 3-4. sınıfa giderken mağdur …’nın cinsel organını yaladığını ifade ettiği, kayden … doğumlu olan suça sürüklenen …’in suç tarihinde 9-10 yaşlarında bulunup 12 yaşını ikmal etmediği, 5237 sayılı TCK.nın 31/1. maddesi gereğince suça sürüklenen çocukların ceza sorumluluklarının bulunmadığı ve haklarında ceza kovuşturması yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümlerin kurulması,
Kabule göre de;
Mahkemenin suç tarihlerini belirleyemediği gerekçesi ile 12-15 yaş aralığında kabul ettiği suç sürüklenen çocuklar … ve … haklarında Afyonkarahisar Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 22.02.2011 tarihli raporlar içeriğinde suçun anlam ve sonuçlarını kavrayacak düzeyde bedensel ve ruhsal olgunluğa sahip olmadıklarının belirtildiği yine sosyal çalışma uzmanı …’ın hazırladığı 10.08.2011 tarihli sosyal inceleme raporunda da suça sürüklenen çocukların işledikleri iddia olunan fiile ilgili olarak suçun anlam ve sonuçlarını kavrayacak düzeyde bedensel ve ruhsal olgunluğa sahip olmadıklarının ifade edilmiş olması karşısında, 5237 sayılı TCK.nın 31/2. maddesi gereğince ceza sorumluluklarının bulunmadığı ve hakklarında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması gerektiği gözetilmeden ve bu konu tartışılmadan hapis cezalarına hükmolunması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.