Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/54 E. 2013/4874 K. 24.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/54
KARAR NO : 2013/4874
KARAR TARİHİ : 24.04.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.05.2012 gün ve 2010/282 Esas, 2012/219 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve incelemenin de sanık müdafii tarafından duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 17.04.2013 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü verilerek sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalâa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 08.05.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Nüfus kaydına göre suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin hukuken geçerli bulunmayan rızasının eylemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, eylemin cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturması karşısında tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin İstanbul Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 27.07.2011 tarihli raporunda bu bozulmanın iddia edildiği gibi bir cinsel saldırıya bağlı olarak olabileceği gibi, cinsel saldırı olmaksızın başka olay veya olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal strek ve çatışmalar sonucu da olabileceğinin, bunlar arasında ayrım yapılamadığının, Adli tahkikat sonucu cinsel saldırının gerçekleştiğinin sübutu ve tespiti halinde, ruh sağlığındaki mevcut bozulmanın cinsel saldırıya bağlı geliştiğinin kabulünün uygun olacağının belirtilmesine ve mağdurenin ruh sağlığında meydana gelen bozulmanın kesin olarak sanığın eylemi neticesinde meydana geldiğinin tespit edilememesi, bu raporla birlikte özellikle mağdurede darp cebir izine rastlanmadığına dair Çorlu Devlet Hastanesinin 04.03.2010 ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 05.03.2010 tarihli raporlarına, mağdurenin sanığa cep telefonuyla gönderdiği mesajların içeriği ile tüm dosya kapsamına, oluş ve kabule göre, sanığın suç tarihi itibarıyla 15 yaşından küçük mağdurenin rızasıyla cinsel ilişkiye girmek suretiyle üzerine atılı suçu gerçekleştirdiğinin de kabulü karşısında; ruh sağlığındaki bozulmanın çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi neticesinde olduğu hususunda şüphe bulunduğu, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği yönündeki evrensel hukuk kuralı gözetilmeden sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesi de uygulanarak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek re’sen de temyize tâbi hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
24.04.2013 tarihinde verilen işbu karar 08.05.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.