Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/6772 E. 2013/11539 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6772
KARAR NO : 2013/11539
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.11.2012 gün ve 2010/429 Esas, 2012/295 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin süresinden sonra vâki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mağdure …’a yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdure …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Mağdurenin 30.10.2006 tarihli, polis karakolunda verdiği ifadesinde sanığın eylemleri sonucunda sanığın cinsel organını sokup sokmadığını ve canının yanıp yanmadığını hatırlamadığını belirtirken, 21.01.2011 tarihli oturumda sanığın önden ve arkadan sokmaya çalıştığını ve hafifi bir acı hissettiğini beyan etmesi şeklinde çelişkili beyanlarda bulunması, olaydan sonra annesi ile anneannesine olayı aktarması üzerine doktora götürülüp bakire olduğunun öğrenildiğinin beyan edilmesi ve yine tüm dosya kapsamına göre, mağdureyi soyup, banyo yaptırdıktan sonra yatak odasına götüren sanığın mağdureyi okşadıktan sonra cinsel organını sürtmesi şeklinde gerçekleşen olayda sanığın cinsel organını mağdurun anüsüne soktuğunun kesin olarak belirlenemediği, bu haliyle sanığın kanıtlanan eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı niteliğinde olduğu gözetilmeden TCK.nın 103/1. maddesi yerine aynı maddenin 2. fıkrası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.