YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/737
KARAR NO : 2013/5229
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
Mağdurlar … ve …’na karşı çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı, mağdur …’na karşı ise çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; mağdur …’e karşı eyleminden beraatine, diğer mağdurlar … …’a karşı eylemlerinin ise çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.10.2012 gün ve 2011/350 Esas, 2012/293 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdur … vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmesi üzerine dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Yasal 1 haftalık süreden sonra talep edilen sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Mağdura atanan zorunlu vekile mağdur adına CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdur …’in babası …’nun aşamalarda sanıktan şikâyetçi olduğu ve mağdura atanan zorunlu vekilinin 08.11.2012 günlü gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinden yalnızca sanığın mağdur …’e karşı işlemiş olduğu suçtan kurulan mahkemece verilen beraat hükmünü temyiz etmekle açıkça mağdur adına katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur …’nun davaya katılmasına ve zorunlu vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle, sanık müdafii ve katılan vekilinin de temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanık hakkında zamanaşımı süresi içinde mağdurlara karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu ve beraati kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraat ve mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.