Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/7729 E. 2013/9466 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7729
KARAR NO : 2013/9466
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 234/3, 62 ve 50. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Göle Sulh Ceza Mahkemesinin 17.12.2008 tarihli ve 2007/95 Esas, 2008/130 sayılı Kararının;
Dosya kapsamına göre;
1-Adı geçen sanığın kayden 05.06.1989 doğumlu olması karşısında, suç tarihi olan 11.12.2006-29.01.2007 tarihlerinde 15-18 yaş grubu içinde olduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,
2-Kayden 25.01.1991 doğumlu olduğu anlaşılan mağdurun suç tarihi olan 11.12.2006-29.01.2007 tarihlerinde ve yargılama süresince 18 yaşından küçük olduğunun anlaşılması karşısında, her ne kadar 04.06.2007 tarihinde talimatla alınan ilk ifadesi avukat katılımı ile alınmışsa da, yargılamayı yapan mahkeme tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 234/2. maddesi gereğince mağdura zorunlu vekil tayin edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05.06.2007 gün ve 94660652-105-75-4109-2013/9236/35681 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdi kılınmakla gereği düşünüldü:
Yaşı küçük mağdureye mahkemesince CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca vekil tayin edilmemiş ise de, savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğurmayan bu usuli eksikliğin mağdurenin 18 yaşını ikmal etmesi nedeniyle telafisinin mümkün bulunmaması karşısında (2) no’lu bozma isteyen ihbarname içeriğine iştirak edilmemiştir.
Ancak;
Onaylı nüfus kaydına göre, 10.04.1993 doğumlu olan sanığın suç tarihleri olan 11.12.2006-29.01.2007’de 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından, hakkında verilen cezadan 5237 sayılı TCK.nın 31/3. maddesi ile indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı görüldüğünden, Göle Sulh Ceza Mahkemesinin 17.12.2008 tarihli ve 2007/95 Esas, 2008/130 sayılı hükmünün CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak “sanık hakkında verilen 3 ay hapis cezası 5237 sayılı TCK.nın 31/3. maddesi ile 1/3 oranında indirilerek sanığın 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, belirlenen bu ceza TCK.nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek sanığın 1 ay 20 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan adli para cezasının günlüğü 20 TL’den hesaplanarak sanığın sonuç olarak 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” hükmün diğer yönlerinin aynen bırakılmasına ve infazın belirlenen bu miktara göre yapılmasına dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.