Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/10002 E. 2015/708 K. 28.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10002
KARAR NO : 2015/708
KARAR TARİHİ : 28.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme isteminin süresinden sonra olduğu anlaşıldığından, duruşma isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelenmenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin ruh olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin Adli Tıp Kuruku 6. Ihtisas Kurulunun 30.01.2012 tarihli raporunun; Adli Tıp uzmanı, ruh ve sinir hastalıkları uzmanı ile çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının ”Mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının etkilendiği, ancak bu etkilenmenin ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede bulunmadığı” şeklinde görüş bildirerek, muhalif kalmaları nedeniyle oyçokluğuyla düzenlendiğinin anlaşılması karşısında,
tam bir vicdani kanı oluşabilmesi için mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/b maddesi uyarınca Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılarak sonucuna göre, sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.