Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/12242 E. 2015/5660 K. 15.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12242
KARAR NO : 2015/5660
KARAR TARİHİ : 15.04.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma, nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarından mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiiliin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriğine göre, sanığın olay gecesi mağdurenin evine açık olan pencereden girmesinin ardından yatmakta olan mağdurenin yanına giderek elindeki bıçağı koluna sürtüp uyanan mağdurenin ağzını eliyle kapatarak cinsel ilişkiye girmek istediğini söylediği ve hem kendisinin hem de mağdurenin alt tarafını soyduktan sonra mağdurenin başını cinsel organına doğru çektiği sırada elinden kurtulup mutfağa kaçan mağdureyi yakalayıp mağdureye “Seni sinkaf edeceğim” demesi üzerine mağdurenin etkin şekilde direnerek bağırması nedeniyle sanığın eylemini tamamlayamadan kaçmak zorunda kaldığı ve mevcut haliyle sübut bulan eyleminin nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs olduğu gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek basit cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması,
Adli Tıp Kurumunun istikrar kazanmış uygulamasına göre TCK.nın 102/5. maddesi kapsamında reşit mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin kesin rapor verilebilmesi için olay tarihinden itibaren en az bir yıllık sürenin geçmesi koşulunun arandığı halde olaydan itibaren bir yıllık süre geçmeden Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalından alınan 17.02.2014 tarihli sağlık kurulu raporuna dayanılarak sanık hakkında TCK.nın 102/5. maddesinin uygulanması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yeralan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.