Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/2142 E. 2016/1066 K. 10.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2142
KARAR NO : 2016/1066
KARAR TARİHİ : 10.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve tehdit suçlarından mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinde aranan koşullar yöntemine göre irdelenip gerekçelendirilmeden, atılı suçtan tayin edilen kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 52. maddelerindeki seçenek yaptırımlara çevrilen sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına ilişkin hususun kararda tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure ile sanığın beyanları, tanık anlatımları, olay yeri tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın belinden çıkarttığı silahı kafasına dayadığı mağdurenin boynunu koltuğunun altına alarak cadde üzerinde çekiştirmeye başladığı, mağdurenin “İmdat, bu beni öldürecek, kurtarın” diyerek bağırdığı ve eylemini 30 dakika sürdürmesinin ardından olay yerine gelen kolluk görevlilerinin ikna etmesi üzerine mağdureyi serbest bırakması şeklindeki olayın cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 10.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.